Akvaryum Tarihçesi

  • Akvaryum Tarihçesi

    Yeryüzünde balık türlerinin varlığı 500 milyon yıldan daha eskilere dayanmaktadır. Bulunan en eski balık fosili 500 milyon yıl önce yasamıştır. Balık türleri yeryüzünde dinozor türlerinden önce bile vardı. Günümüzde tanımlanmış 25.000 den fazla balık turu bulunmaktadır. Bununla birlikte henüz tanımlanamamış 15.000 den fazla balık turu daha olduğu düşünülmektedir. Yani yeryüzünde toplam 40.000 üzerinde balık turu yaşamaktadır. Bu ayni zamanda su demek oluyor; yeryüzündeki balık turu sayısı; sürüngen, memeli ve kus türlerinin toplamından daha fazladır. Bu dünyamızdaki hayatin sularda başlamasının doğal bir sonucudur. Dünyamizdaki su kaynaklarının %1 ‘i tatlı su kaynakları olmasına rağmen balık türlerinin %40 i tatlı sularda yasamaktadır.

    Akvaryum kelimesi Latince su anlamına gelen “aqua” sözcüğü ile yer, bina anlamına gelen “-rium” son ekinin birleştirilmesiyle oluşmuştur.

    Kapalı ve yapay ortamlarda balık bakılması, tarihi çok eskilere dayanan bir uygulamadır. Antik uygarlıklardan Sümerlerin, yakaladıkları balıkları yemek için hazırlamadan önce havuzlarda tuttukları bilinir. Koi ve Japon balığının sazan balığından türetilmesine yaklaşık 2000 yıl önce başlandığı sanılmaktadır. Mısır’da Oxyrhynchus kazı alanında bulunan kalıntılarda Eski Mısır sanatına ait, dikdörtgen tapınak havuzları içinde kutsal balıkların beslenmesine dair çizimlere rastlanmıştır. Eski Mısır'la birlikte balıkların yalnızca besin kaynağı olarak değil, akvaryumcular açısından için önemli olan süslü özellikleri için de yetiştirildiklerini görüyoruz. Mısırlılar besin kaynağı olarak tilapia türlerini, güzellikleri için ise kutsal olduğuna inandıkları mormyrid'leri besliyorlardı. Birçok kültürün tarihinde hem işlevsel hem de dekoratif nedenlerle balık beslendiğine rastlanır. . Romalılar mermerden yaptıkları kaplarda deniz kedibalıkları (Sea Barbel, Barbus sp.) beslemişlerdir Çinliler, Song hanedanı döneminde büyük seramik kaplar kullanarak Japon balıklarını iç ortama taşımıştır.

    Cam kullanımı yani günümüzdeki sekliyle akvaryuma doğru ilk adım MS 50’de Romalılar tarafından atılmıştır. Mermer kapların ön kısmındaki mermeri cam ile değiştirmişler ve böylelikle cepheden balık seyretme keyfine ulaşmışlardır. Dört tarafı cama cam akvaryumların tarihinde kesinlik bulunmamakla birlikte görece yakındır.

    1665 yılında Samuel Pepys güncelerinde Londra’da "bir su kabında tutulan ve orada yaşayabilen, üzerinde yurtdışından getirildiği yazan oldukça ender rastlanan bir güzelliğe" rastladığını yazmıştır. Peppys’in gördüğü balığın büyük olasılıkla o zamanlar Doğu Hint Şirketi tarafından ticareti yapılan, Çin’in Kanton bölgesinde Guangzhou’da bulunan bir bahçe balığı olan cennet balığı (Macropodus opercularis) olduğu tahmin edilmektedir.

    1666’da Kuşlar, Balıklar ve Hayvanlar Kitabı’nı yazan Leonard Baldner “Weather Loach (çoprabalığı; Misgurnus angullicaudatus) ve “Newt” (Semender; Familya: Salamandridae, Alt aile: Pleurodelinae) beslemiştir.

    Avrupa'nın Japon balıklarıyla tanışması nedense biraz gecikmiş ve bu balıklar İngiltere’ye ancak 17. yüzyılda, 1691 civarında gelmiştir. İzleyen yüzyıllar içinde ise süs olarak kullanılan gölcük ve göllere yayılmıştır.

    1700’lü yıllarda biyolog Abraham Trembley, Hollanda’da bulunan hidraları incelemek amacıyla büyük camdan silindirler kullanmıştır. Suda yaşayan canlıların cam kaplarda beslenmesi kavramı bu döneme dayanmaktadır.

    Ward 1836’da, kendi icadı olan ve tropikal bitkileri büyütmek için kullandığı camdan Ward dolaplarında tropikal hayvanlar beslemeye başlamıştır. 1841’de ise sadece sucul bitki ve oyuncak balıkları içeren dolaplar yapmıştır. Bundan kısa bir süre sonra ise gerçek balıkları cam dolaplarda beslemeye başlamıştır.

  • Ward Dolapları

  • Félix Dujardin 1838’de tuzlu su akvaryumuna sahip olduğunu yazmıştır.

    1846’da Anna Thynne kaya mercanları ve deniz yosunlarını içeren bir tuzlu su akvaryumu kurmuş ve bu akvaryumu 3 sene süre ile başarı ile sürdürmüştür.

    Birleşik Devletlere ise 1859 tarihli 'Suyun Altındaki Yaşam' adlı kitabından kısa bir süre önce ulaştığı sanılmaktadır.

    Hemen hemen aynı zamanlarda Robert Warington Japon balığı, salyangozlar ve Vallisneria türü su bitkilerini barındıran 75 lt’lik bir akvaryum kurmuştur.

    Bu arada, 19 yüzyılın ortalarından itibaren balık beslemek ve dolayısıyla akvaryumculuk Avrupa'da ciddi bir uğraş halini almaya başlamıştır. 1853'te Londra Zooloji Derneği, içinde su bitkileri ve balıklar bulunan 'Dengeli Akvaryum' kavramını yaratmak için uğraşan Philips Gosse'nin desteği ile bir gösteri akvaryumu kurmuş ve bunu, 1859 Paris ve 1864 Hamburg'da açılan başka akvaryumlar izlemiştir. Gosse'nin dengeli akvaryum kavramı, bugün bilinen anlamdaki balık besleme anlayışının gelişmesini büyük ölçüde etkilemiştir.

    1853'de Londra Hayvanat Bahçesi'nde "Balık Evi (Fish House)" adı ile ilk büyük halk akvaryumu açılmıştır.






  • Balık Evi (Fish House)

  • Akvaryumda Turna Balığı

  • 1851 yılında Büyük Fuar’da dökme demirden çerçeveler içinde süslü akvaryumların yer almasından sonra Birleşik Krallıkta akvaryumda balık beslemek yaygın bir hobi hâline gelmiştir. Çerçeveli camdan yapılan akvaryumlar 1830’larda uzun deniz yolculukları sırasında egzotik bitkileri korumak için Britanyalı bahçıvanlar için geliştirilen sırlı Ward kasasının özel bir çeşidiydi.

    Bu tarihten hemen sonra Alman akvaryum meraklıları, süs balıkları üretmeye başlamış ve Birleşik Devletlere yönelik olarak bugünde süren ticari bir faaliyetin ilk adımlarını atmıştır.

    19. yüzyıl akvaryumlarının metal alt paneli sayesinde içindeki su altında yakılan ateş ile ısıtılabiliyordu. Akvaryuma ilgi konusunda Büyük Britanya ile yarışan Almanya’da yüzyılın başında Hamburg, Avrupa’ya birçok yeni akvaryum balık türünün giriş noktası olmuştur. I. Dünya Savaşı’ndan sonra yerleşim yerlerine elektrik verilmesinden sonra akvaryumlar daha da yaygınlaştı. Elektrik ile birlikte yapay ılıtma, havalandırma, filtreleme ve ısıtma gibi akvaryum teknolojisi büyük ilerleme kaydetti. Hava taşımacılığı ile birlikte birçok uzak bölgeden yeni türlerin getirilmesi akvaryumda balık beslemeye ilgi duyanların sayısının artmasını sağlamıştır.

    Dünya çapında yaklaşık 100 milyon kişinin akvaryumda balık beslediği ve bundan daha fazla sayıda akvaryum bulunduğu tahmin edilmektedir. Özellikle Avrupa, Asya ve Kuzey Amerika’da akvaryum hobisi yaygındır. ABD’de akvaryum sahiplerinin %40 gibi önemli bir çoğunluğunun iki ya da daha çok akvaryumu bulunmaktadır.

    Türkiye’de akvaryum hobisi görece yeni olup kırk ile elli yıllık bir geçmişe dayanır. Özellikle 1980’lerde yurtdışından yabancı ve egzotik balık türlerinin ithal edilmesiyle birlikte ilgilenen sayısının artması ile günümüzde akvaryum ile uğraşanların sayısının 250.000 civarında olduğu tahmin edilmektedir